21 Ekim 2010 Perşembe

aşk


nefesin yüzümün kıyısına vururken,
ellerin sırtımdan aşağı kayıyordu…

1 Eylül 2010 Çarşamba


Sen istemişsindir diye tenhalaşmışımdır

Yasak ilişki adıyla müsamma,
Umrumda değilken 3.şahıs/kentler uzak yollar
-Öptüğün yerler yanıyor hali hazırda…
Kanıyor sözlerinin değdiği yerlerim…-
Buz kesmişse içim!!!

İçmezken ömür billah
Kirpik uçlarına kadar sarhoş olasın gelir.

Tenha bi sesle seslenirsem
-bıçak keserse aklını-
korkarsan nedensiz apansız
Geçmişimdir senden –benim bile haberim yokken-

Tenha bir sesle gelirsem yanına
Üşürse için yapayalnız,
Gülüşüne göz değdirmiyorsa bu kadın
Gözün aydın…


Yürek yüreğeyken
Yalnız bıraktığındandır…
Oysa elleri el, yüzü yüz.

Tenhalaşsa da içim….
Seviyorumdur seni yüzde binbeşyüz.

13 Ağustos 2010 Cuma

BEN SENİ NASIL SEVDİM


Bi tanem bile diyemezken sana;
benim kalbimden aşağısı tutmuyor çünkü ordan ötede senden sonra bişi yok...Şimdilik...
Elimde tuttuğum alette iki çizgi olana dek bekle... Seni terkedeceğim sonsuza dek ve vermeyeceğim sana en çok istediğin şeyi...(Bundan gayrı tutunacak dal kalmayacak bana çünkü...)

10 Mayıs 2010 Pazartesi

DENİZ BAYKAL SORUNSALI ÜSTÜNE


-"Ne yani adam parti başkanı die hadım mı sanoyorsun" dedi iç sesim(bööle konuşunca çok fena olur hiç haklı çıkamam ona karşı... Oysa pek öfkeliydim elin adamın fikfikine...!!!.)
-"Ama" dedim "kadının siyaseten orda olmasına tek kelime ile yazıktır" dedim...Hani yatak-elde edilen güç meselesi (bu arada bir kadeh şarap içiyorum josefine'in hatrına)...

Sonra boşver dedim Olcay düşünsün dedim...O üzülsün o parlak metal sesli adamı parlatıp duracağım diye kendini kanser yapan kadın düşünsün...
Haaa bir de (ola ki) N.B.

(Sandra Bullokck'un metresi özür mektubu yollamıştı...)
Saygılarımı sunarım efendim.

15 Şubat 2009 Pazar

boğulma


gitmek gerek.Gitmeyi bilmek gerek. Biliosun ki ben yani ben ben ben (ben kendimle boğuluyorum hep) Bilirsin beni ben şefkatten gözü dönmüş yarı-anneyim. Seni sevmeyi bilirim ve söylerim de ama seni oraya Bukowsky'nin yanında görmeyi dilerim hep... Ben senin karşılaştığın en korkunç sevgiliyim sevgilim... Şerefe.
biraz daha şarap???

Bak kaç kere kurtulma şansı yakalayabilirsin ki GERÇEKTEN...Kaç kurtul benden yoksa ben ezip geçeceğim seni... Ezilip unufak olmak mı istiorsun sen.. Sen bir evin odasına tıkılıp kalacaksın. Gözlerime takılıp kalacaksın Ben biliorum ben öylesini severim Ben erkeklerimin bana hapsolmasını severim ve sonraa onları öyle sonsuza dek yokolmaya terkederim... Biraz daha şarap????

Bak ne diyeceğim? Ben çok talepkarım bakma sen öyle masum duruşlar peydahladığıma!! bak ben çok meşum biriyim... Gözünün yaşına bakmam ben. Ev isterim, güvelik isterim, sevgi isterim, kaçırılmak isterim, hapsine tıkılmak , özgür kalmak isterim. baktım hep verion hep verion ben zirilyon tane takı isterim. Olmadı kuçu kuçu, dinazor isterim... Hep te sen beni sev isterim karşılığında içimdeki karanlığı veririm...Kaç kurtul benden hadi... Hadi ama bu da benim sana valentine day hediyem olsun ... Biraz daha şarap?????

10 Ocak 2009 Cumartesi

aganta burina burinata


hiç sizin de oluyor mu bilmem... Yaşamadığım dahası yaşama olasılığım olmayan bişi hatırlıyorum... Parmaklarım bir balığın içini temizlemek üzere kılçık denemeyecek kadar iri kemiklerinin arasında dalgın dalgın geziniyor.valla kılçıkımsı kemiklerin elime battığını bile hatırlıyorum.Deseniz yapmışsındır hatırlamıyorsundur... ama imkansız kuzum. Çocuk olmam lazım...Ama sanmam ki ben çocukken bana balık temizletsinler... İşte bi de Kırmızı Pazartesi'den (Garcia'nın) apartma aganta burina burinata yı da hatırlıyom... belki de orda bişi idi... Üşendim şimdi kitabı arayıp bulmayı bu olay var mı içinde diye araştırmayı... Neyse işte bazen elimi klayve de harflerin arasına sıkıştırınca bu an aklıma geliyor delirecek gibi oluyorum.. Ne bu ne bu die... Neyse onu boşverin de o Aganta Burina Burinata'yı rahmetli alev sezer le hatırlıyorum (ne yaşlanmışım yahu... İnsan çocukluğunu da biran önce büyük gibi yaşamak isteyince; çocukluğunun arkası yarınları sanki büyükmüşsün gibi dinlediğini hatırlarsın... Dallas'taki Boby'di pamela nın kocası(Gene Alev Sezer seslendirmesi)... Nasıl da içten içe aşıktım allaam ben babi'ye... (Şey ben bi de nasıl bi baba oğluna Alev ismini koyar ben ona takılıyorum yav... Yani ne siktiri boktan bi takıntıdır ki oğluna alev dersin... Neyse o işte o alev(raametli) babi'nin o tarifi mümkün olmayan sıcaklığına ses versin... (Ben bi de Soner Ağın'ın kendisini görünce çökmüşlüğüm vardır o da ayrı bi yazı konusudur.)

Not : Aganta Burina Burinata 80'lerde yayınlanan bi arkası yarın'dı.. sadece denizde geçen aslında bi çocuk için sıkıcı olabilmesi mümkün bişidi. ama ben hala hatırlıyom

16 Aralık 2008 Salı

sen var ya


sen konuşurken söylediğin her kelime; hala alevi üstünde olan, plastikten bir damla oluyor içime düşüyor...içim öyle yanıyorken ben kızımın elinden tutup denizin üstünde yürümek istiyorum.