
Şimdi biz ayrıldık ya.Hani sen “artık sevmiyorum seni” diyorsun ya.Kusuruma bakma sevgili; sana inanmıyorum ben. Ben senin gözlerinin bebeğini gördüm be anam babam. Ateşinin narının derecesini biliyorum ki hiç yoktan aşık eden budur beni sana.Budur kemiğime kıl testereyi dayayan… Hiç dayanamadığım,yanında nefes tüketmediğim/tüketmeyeceğim adamlar gibi kabasaba olacaksın biliyorum.Kalbimi kıracaksın yok yere… Ama neden bilmem hayatıma kastetmene kan kaybede kaybede kıyından bakakalıyorum. Tek sözcük edemiyorum… ; Sen ki otoyoldaki taşı arkadan gelene zarar vermesin diye kaldıran adamsın. Kendi yüreğindeki bu taşları neden benim yoluma diziyorsun. Neden özlemim dayanılmaz olunca “İstanbul’dayım deniz koktu seni hatırlattı” deyip sabahın köründe arıyorsun ki.Ki ben seni hergün arıyorum açsan da açmasan da… Ben seni 48 (yazıilekırksekiz) saat düşünüyorum.
Ben seni babam,oğlum, kocam gibi seviyorum be adam… Ben senin kokunu, sesini, bakışındaki o ıslaklığı seviyorum. Ne yazık ki sen de beni seviyorsun. Ne yazık ki beni seve seve öldürüyorsun. Ne yazık ki ben de seni, Allah’a yalvara yalvara öldürüyorum…Haykıra haykıra öldürüyorum.