6 Eylül 2011 Salı

metup-1


Ne yaptın bilmiyorum ama sol göğsüm hala tatlı tatlı sızlıyor. Hep orda kendini hatırlatıyor....Bazen unutuyorum,kolumu filan kaldırınca ansızın hissediyorum, çok hoşuma gidiyor...Sen yanımdaymışsın gibi hissediyorum... Hep böyle gülmek istiyorum.Seninle .... seninle uzun zamandır kurduğumuz yakınlığımız bazen kesintiye uğruyor ya... işte o kesin yakınlık anlarımızdan biriydi... Bil istedim.

Seni çok ama çok seviyorum...İyi mi...

7 Ağustos 2011 Pazar

yıldönümü


geçen yıl bu saatler biz,
melek olmaya karar vermiştik,(insan olduğumuzu unutup)
Lucien'e danışmıştım ama,
-hep açık bir yara gibi kanayacak mıyım diye,-
-ve hep uzak mı kalacaktık birbirimize...-

"kural bu" dedi...

hasret iradeyle kontrol edilebilir ama asla tedavi edilemez.
(A.K)

aşk


aşk;
senin ikliminden bana; ta dirsek hizasında böğrüme böğrüme bata bata ıstırap verici,ezici hiçlik.Ve ben bu ezici hiçlikle buz gibi sahipsiz ve gurbetteyim...Duyuyor musun yar??? (Oysa ruhumu kurtardığını bilme talihsizliğinin çukurunda soluksuzum.)
Yapabildiğim yegane şeyi yapıp Allah'a sığınıyorum.

24 Haziran 2011 Cuma

ben hala seni seviyorum




Ah Peygamberim!.....

Gözünün bebeğine sığındığım yar,
Neden...
Hala seni sevişim...

6 Mayıs 2011 Cuma

artık senden vazgeçmişim ama hala seviyorum


Geceleri yastıklar,
Sabahları aynalar öptü en sevdiğinin ölüsünü.

...Hissetmedin mi?

27 Nisan 2011 Çarşamba

yeni boyut



Seni öyle seviyorum ki ey sevgili!
Tanrı'nın gücüne gidecek diye korkuyorum...

22 Nisan 2011 Cuma

ayrılıklar sevdaya dahilmiş...


Şimdi biz ayrıldık ya.Hani sen “artık sevmiyorum seni” diyorsun ya.Kusuruma bakma sevgili; sana inanmıyorum ben. Ben senin gözlerinin bebeğini gördüm be anam babam. Ateşinin narının derecesini biliyorum ki hiç yoktan aşık eden budur beni sana.Budur kemiğime kıl testereyi dayayan… Hiç dayanamadığım,yanında nefes tüketmediğim/tüketmeyeceğim adamlar gibi kabasaba olacaksın biliyorum.Kalbimi kıracaksın yok yere… Ama neden bilmem hayatıma kastetmene kan kaybede kaybede kıyından bakakalıyorum. Tek sözcük edemiyorum… ; Sen ki otoyoldaki taşı arkadan gelene zarar vermesin diye kaldıran adamsın. Kendi yüreğindeki bu taşları neden benim yoluma diziyorsun. Neden özlemim dayanılmaz olunca “İstanbul’dayım deniz koktu seni hatırlattı” deyip sabahın köründe arıyorsun ki.Ki ben seni hergün arıyorum açsan da açmasan da… Ben seni 48 (yazıilekırksekiz) saat düşünüyorum.
Ben seni babam,oğlum, kocam gibi seviyorum be adam… Ben senin kokunu, sesini, bakışındaki o ıslaklığı seviyorum. Ne yazık ki sen de beni seviyorsun. Ne yazık ki beni seve seve öldürüyorsun. Ne yazık ki ben de seni, Allah’a yalvara yalvara öldürüyorum…Haykıra haykıra öldürüyorum.

22 Ocak 2011 Cumartesi

Kıydığının Kyısında Durmak


Ben senin yarin değil miyim?
Ben senin kıymetlin değil miyim?
Ben senin şiirin değil miyim?
Ben senin sevdiğin değil miyim?


O zaman niye kıyıyorsun bana....

(Ben sana tanrı tarafından gönderilmiş şiirsem, satır satır siliyorsun beni.Haberin ola!!!)

20 Ocak 2011 Perşembe


Resminle konuştum demin: Ben sana çok aşığım biliyorsun değil mi Gürcü Oğlan dedim.Şimdi sen çıkıp gelsen pijamalarımla sana koşar kucağına kedi yavrusu gibi kıvrılır yatarım dedim.Sen de hep gülümseyerek dinledin beni. Şimdi burda olsan yatsam kucağına sen saçlarımı okşasan... Ben senin o sigara erkek karışımı kokunu içime çeksem.Kafamı kucağına koysam,sen uykusuz kaldığında hep yaptığın gibi konuşsan ben dinlesem.Hiç susmasan. Sabaha kadar konuşsan ben uykumda bile senin sesini duysam...Uykuya dalmadan önce gömleğinin düğmelerini açsam.Atletini sıyırsam burnumu tenine dayasam. Dudaklarımı tam göbek deliğinin üstünde tutsam.. Tutsam soluğumu annenle senin dokuz ay birbirinize bağlı olduğunuz o kutsal bağın üstünde. Allah'tan dilek dilesem beni çok sevsin diye. Çok sevsin ama beni düşününce yüreğine sevinç dolsun yarabbim.Ben onun herşeyi olayım.Desem. Kabul eder mi yaradan; ne dersin?