24 Kasım 2010 Çarşamba

delireyazmak


Sana bir sır vereyim mi sevdiceğim;
göğsümü yırtıp açsalar içinden sen çıkacaksın...
O yüzden hep kollarım bedenime dolanık...

23 Kasım 2010 Salı


bana yalan söyledin sanıyorum bazen: (herşeyi söylememenin ucu dayanıyor ya kemiğime;
belki söyleyemiyor diye avutuyorum kendimi çırılçıplak rüzgarına karşı:
-hasta olabilirim evet umrumda mı sanıyorsun...)

Bazen o kadar aynı bedende yaşadığımı hissediyorum ki seni;
yani bazen o kadar güldürüyorsun ki beni,
ve bazen de öyle terkediyorsun ki haberin olmadan...
Vücud ağırlığım kalmıyor inan,
Bilmesem aynı bedende yaşadığımızı
ben siktirip gideceğim ardıma bakmadan....

18 Kasım 2010 Perşembe


bu sabah 7 de kalktım sana yazmalıyım diye düşünürken buldum kendimi... neden bu adam diye sormuyorum artık kendime (dostlarım benim yerime çok sordular!!!) Ben biliyorum galiba... Sen bence hani şu insanları bi derdi olduğunda "onu arayalım abi o bunu bilir" dedikleri o adamlardansın.
Seni eminim ki; seni tanıyan tüm yaş grubundakiler sever... (ben bundan rahatsız değilim de kıskanıyorum azucuk... çocukları filan diğer erkek akranlarını vs.) Eminim ki sen 19 yaşında da böyleydin, 69 yaşında da böyle olacaksın...
Bu yüzden -en çok- sana bayıldığımı anladım. Sen böyle gözlerine bakılınca içinden gelerek gülümseyebileceğin insanlardansın...İnanabileceğin güvenebileceğin... Yani bunlar senin kıçını kaldırabilir .... kaldırsın anasını satiim. Yakışır...

Bence var ya annen çok iyi iş çıkarmış... Dilerim ben de, sen yanımda büyürken; seni hep mutlu edebilirim... O yukarıdan bize bakarken gülümsesin die...
Seni çok seviyorum...