10 Ocak 2009 Cumartesi

aganta burina burinata


hiç sizin de oluyor mu bilmem... Yaşamadığım dahası yaşama olasılığım olmayan bişi hatırlıyorum... Parmaklarım bir balığın içini temizlemek üzere kılçık denemeyecek kadar iri kemiklerinin arasında dalgın dalgın geziniyor.valla kılçıkımsı kemiklerin elime battığını bile hatırlıyorum.Deseniz yapmışsındır hatırlamıyorsundur... ama imkansız kuzum. Çocuk olmam lazım...Ama sanmam ki ben çocukken bana balık temizletsinler... İşte bi de Kırmızı Pazartesi'den (Garcia'nın) apartma aganta burina burinata yı da hatırlıyom... belki de orda bişi idi... Üşendim şimdi kitabı arayıp bulmayı bu olay var mı içinde diye araştırmayı... Neyse işte bazen elimi klayve de harflerin arasına sıkıştırınca bu an aklıma geliyor delirecek gibi oluyorum.. Ne bu ne bu die... Neyse onu boşverin de o Aganta Burina Burinata'yı rahmetli alev sezer le hatırlıyorum (ne yaşlanmışım yahu... İnsan çocukluğunu da biran önce büyük gibi yaşamak isteyince; çocukluğunun arkası yarınları sanki büyükmüşsün gibi dinlediğini hatırlarsın... Dallas'taki Boby'di pamela nın kocası(Gene Alev Sezer seslendirmesi)... Nasıl da içten içe aşıktım allaam ben babi'ye... (Şey ben bi de nasıl bi baba oğluna Alev ismini koyar ben ona takılıyorum yav... Yani ne siktiri boktan bi takıntıdır ki oğluna alev dersin... Neyse o işte o alev(raametli) babi'nin o tarifi mümkün olmayan sıcaklığına ses versin... (Ben bi de Soner Ağın'ın kendisini görünce çökmüşlüğüm vardır o da ayrı bi yazı konusudur.)

Not : Aganta Burina Burinata 80'lerde yayınlanan bi arkası yarın'dı.. sadece denizde geçen aslında bi çocuk için sıkıcı olabilmesi mümkün bişidi. ama ben hala hatırlıyom